SİYASET

Akşam Gazetesi Yazarı! Erdoğan'ın Kahramanmaraş mitingine dikkat çekti!

Akşam Gazetesi Yazarı Turgay Güler, Bugünki yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 7 Kasım Kahramanmaraş mitinginde ki sözlerini hatırlattı.

Akşam Gazetesi Yazarı! Erdoğan'ın Kahramanmaraş mitingine dikkat çekti!

Akşam Gazetesi Yazarı Turgay Güler, Bugünki yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 7 Kasım Kahramanmaraş mitinginde ki sözlerini hatırlattı. 

Trump sonrası Amerika Birleşik Devletleri Başkanı seçilen Biden, üzerinde baskı ve ikna çalışmaları yapıp Türkiye’ye diz çöktürmeye çalışan bir çok kişi vee örgütün harekete geçtiğine vurgu yapan Güler, 7 Kasım da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı Kahramanmaraş İl Kongresinde ki sözleri hatırlattı.

Robert Gates bir dönem CIA başkanlığı yapmış azılı bir Türkiye düşmanıdır. Sonrasında ABD Savunma Bakanı da oldu. Sırasıyla Bush ve Obama ile çalıştı. O savunma bakanıyken dünyada çok kan aktı.

 

Gates, 18 Aralık tarihinde yani birkaç güç önce New York Times için pespaye bir yazı kaleme aldı. Ama gerçekten rezil bir yazı! Türkiye’yi hedef alan küstah ifadeler var o yazıda.

 

‘Tüm uyarılara rağmen Türkiye’nin S-400 satın almasının bir bedeli olmalıdır’ diyor. Ardından da ekliyor; ‘yaptırımlar iyi bir başlangıç ama yetmez’.

 

Devamı daha bir cüretkâr!

 

‘Ankara’nın Libya, Doğu Akdeniz ve Suriye’deki diğer NATO müttefiklerinin çıkarlarına aykırı eylemleri de cezasız kalmamalı’ diye tehdit ediyor. Ceza olarak da ne öneriyor tahmin edin?

 

NATO üyeliğinin askıya alınmasını. İyi de askıda olsa bundan daha mı kötü olacak?

 

Peki, Türkiye Suriye’de ne yapıyor da NATO müttefiklerinin çıkarlarına zarar veriyor?

 

Müttefikimiz, dostumuz, canımız, ciğerimiz(!) ABD’nin elli bin TIR dolusu silah yolladığı terör örgütü PKK/YPG ile mücadele ediyor.

 

Başka? Sınırlarımızda Irak’tan başlayıp, Suriye’den geçip Akdeniz’e kadar uzanacak bir terör devletine müsaade etmiyor.

 

Şu pişkinliğe bakar mısınız? Hem kalkıp eli kanlı terör örgütüne destek vereceksiniz hem de müttefiklikten bahsedeceksiniz.

 

Gates’e göre Türkiye’nin kendi vatanı Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri de kabul edilemez.

 

Bak sen!

 

Libya’da da haydut Hafter’i desteklemediğimiz için suçluyuz!

 

Bitmedi.

 

Gates efendi bir şey daha söylüyor. Çok enteresan bir şey!

 

Diyor ki:

 

‘Biden, Trump’ın reddettiği uluslararası örgütleri kucaklamalı, onların güçlendirilmesi için katkı sağlamalı’.

 

Peki kim bu uluslararası örgütler? Bu sorunun cevabı bir sonraki cümlesinde.

 

‘Dünya çapında AMERİKAN etkisi için çalışan örgütler’.

 

Bir başka ifadeyle beşinci kol faaliyetinde bulunan unsurlar. Mesela Soros destekli vakıflar, o vakıfların desteklediği partiler ve medya kuruluşları. Mesela FETÖ. Mesela PKK.

 

Şüphesiz önümüzdeki süreç Türkiye açısından zorlu bir süreç olacak. Ama herkes şunu iyi bilmeli ki Türkiye eski Türkiye değil. Amerika da eski Amerika değil.

 

Erdoğan 7 Kasım tarihinde yani geçen ay partisinin Kahramanmaraş İl Kongresi’nde son derece tarihi bir konuşma yapmış ve yeniden milli mücadelenin fitilini ateşlemişti. Pek fazla üzerinde durulmadı, hatırlamakta fayda var. Zira 7 Kasım, Türkiye Cumhuriyeti tarihi açısından ileride çokça zikredilecek bilesiniz.

 

Şöyle diyordu Erdoğan:

 

‘Ülke ve millet olarak en az yüz yıl önceki kadar kritik bir dönemeçten geçiyoruz. Bizi yok etmek istedikleri dönemki gibi Anadolu’dan yeni bir silkiniş, şahlanış ile dünyaya huzur, barış getirecek bir mücadelenin içindeyiz’.

 

Sahi ne farkı var yüz yıl önceki milli mücadeleyle bugün yaşadıklarımızın? Doğu Akdeniz’den çekilin, Suriye’de terör devleti kurulmasına izin verin, PKK’ya FETÖ’ye ilişmeyin demenin Sevr’den ne farkı var?

 

Ya da ‘Suriye’de, Libya’da, Doğu Akdeniz’de ne işimiz var’ diyenlerin o günün mandacılarından farkı ne? Yahut Kıbrıs’ı Kıbrıslılara bırakalım diyenlerin.

 

Türkiye’den diz çökmesini, teslim olmasını, iddialarından ve hedeflerinden vazgeçmesini istiyorlar. İkinci aşamada bölüp parçalayacaklar ve nihayet işgal edecekler. Şimdi böylesi bir süreçte, emperyalizmin bu hedefine hizmet eden ve adeta beşinci kol gibi çalışan unsurlar yok mu bu ülkede?

 

Tabii ki var!

 

Kim oldukları da gün gibi aşikâr. Artık millet de olan bitenin farkında. Tüm bu badirelerden kurtulmanın yolu, içeride birlik ve beraberlikten geçiyor. Bozguncularla da amansız bir mücadele gerekiyor.

 

Ve son bir not.

 

Her yerden saldıracaklar. Her türlü rezilliği, pisliği yapacaklar. Ellerindeki tüm imkanları seferber edecekler. Tüm bunları yaparken de en büyük destekçileri, içerideki işbirlikçileri olacak. Kitleleri türlü aldatmacalarla kendi ülkelerine ihanet eder hale getirmek isteyecekler. Kandırdıkları da olacak.

Unutmayın! En büyük, en güçlü silahımız birliğimiz. Başarırsak bileğimizi bükemezler.