Yerel

Helete'den Gaziantepe verilen su yüzünden baraj suyu içeceğiz!

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Kahramanmaraş Şube Başkanı Doç. Dr. Ziya Dumlupınar, Kahramanmaraş’ta yeteri kadar sulama kaynağının olduğunu ancak Helete’deki içme suyunun Gaziantep’e verilmesiyle ilerleyen yıllarda içme suyu problemi yaşanabileceğine vurgu yaparak, “Kahramanmaraş eninde sonunda Menzelet Barajının suyunu içmek sorunda kalacak” dedi.

Helete'den Gaziantepe verilen su yüzünden baraj suyu içeceğiz!

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Kahramanmaraş Şube Başkanı Doç. Dr. Ziya Dumlupınar,  gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Tarım arazilerinin betonlaşması, Kahramanmaraş’taki su kaynaklarının durumu, Ditap projesi, Kahramanmaraş’ta seracılık üretimi ve balık ihracatı hakkında çarpıcı bilgiler veren Dumlupınar, geçtiğimiz yıllarda Helete Mahallesi’ndeki suyun Gaziantep’e verilmesini değerlendirdi. O dönemde içme suyunun Gaziantep’e verilmemesi yönünde açıklamalarda bulunduklarını fakat dönemin yerel yöneticilerinin kendilerini mahkemeye vermekle tehdit ettiklerini söyleyen Dumlupınar, suyun Gaziantep’e verilmesiyle Antep’in billboardlara, “Düzbağ’ın suyunu Gaziantep’e getirdik su faturalarınızı yüzde 12 indirim yaptık” diye yazdığını ve Kahramanmaraş’ta da su fiyatlarında artış yapıldığını belirtti.

“İÇME SUYU PROBLEMİMİZ VAR”

ZMO Başkanı Doç. Dr. Ziya Dumlupınar, konuşmasında şunları söyledi: “Toprak Koruma Kurulu tarım alanlarının imara açılmasına izin veriyor. Ziraat Mühendisleri Odası da bu kurulun üyesi. Son zamanlarda tarım arazilerini imara açmak daha da zorlaştı. Tabii ki bu çok iyi bir şey. Tarım Bakanlığı büyük ova diye sit alanları ilan etti. Kahramanmaraş’ta bu beş taneydi yedi oluyor. Topraklarımız çok kısa sürede 5-10 yılda 3 milyon hektar ekilen tarım arazimiz yok oldu. 27 milyondan 23 milyona düştü. Betonlaşmayla sanayileşmeyle tarım arazileri betonlaşıyor. Kahramanmaraş’ta hem Gaziantep yoluna doğru hem Adana yoluna doğru bakın inanın 1. sınıf arazilerde fabrikalarımız var. Tabii ki fabrikalarımız olsun, üretelim, istihdam sağlasın hiçbir itirazımız yok ama tarım topraklarını da koruyarak, tarımın daha az yapıldığı, tarım yapılmaya daha az müsait olan yerlere yaparsak hem fabrikamızı çalıştırmış oluruz hem de tarımsal üretimimizi yapmış oluruz. Bunların hepsini bir denge içerisinde yürütebiliriz. Tarım alanlarıyla ilgili ilimizin daha büyük bir sorunu var; termik santraller. Her bir termik santral ortalama 5 bin dekar 1. sınıf tarım arazisi veriyoruz. En son C Termik santraliyle ilgili bir çalışma var umarım yapılması uzun sürer. Şu an ÇET raporu hazırlanıyor inşallah geciktikçe gecikir.

 

“KAHRAMANMARAŞ SU ZENGİNİ BİR YER”

Kahramanmaraş su zengini bir yer. Baktığımız zaman Menzelet, Sır Barajımız, Ayvalık, Kandil adında birçok barajımız var. Bunların çoğu sulama barajı. Bu barajların üzerinde Elektrik üretilen HES’ler var. Böyle su kaynağımız var ama içme suyu problemimiz var. Helete Mahallesindeki suyu Gaziantep aldı. Biz burada açıklama yaptık, maalesef o zamanki yerel yönetim bizi mahkemeye vermekle tehdit etti. Biz dedik ki Kahramanmaraş içme suyu sıkıntısı yaşıyor, kuyu sularını içmek zorunda kaldığımız zamanlar oldu dedik ‘böyle bir şey yok’ diye bize kızdılar ama Kahramanmaraş eninde sonunda Menzelet Barajının suyunu içmek sorunda kalacak. Biz Helete’yi bir daha değerlendirin kaybetmeyelim, o su Kahramanmaraş’ımıza gelsin dedik maalesef dikkate alınmadı. Gaziantep billboardlarda ilan veriyor Düzbağ’ın suyunu Gaziantep’e getirdik su faturalarınızı yüzde 12 indirim diye yazdı. Bizde de geçenlerde yine yukarı yönlü bir ayarlama yapıldı.  Sulama suyu olarak baktığımızda buradan Hatay Amik Ovası’na kanal gidiyor. Çok eleştirdiğim bir proje, açık kanal dünyada kalmadı. Suyu buharlaşması mı dersiniz, kirlenmesini mi dersiniz köy garajının oradaki kirliliğimi dersiniz. Her şeyden önce ciddi bir su kaybı olacaktır. Kapalı boruyla gitmeliydi maalesef tarım alanlarımızı bölüp geçiyor. Burada ciddi teknik sorun yaşıyoruz.

“İŞ SÖZLEŞMELİ TARIMA DÖNÜYOR”

Dijital pazarda amaç üreticinin sanayiciyle buluşmasında herhangi bir engelin ortadan kaldırılması.  iki aracıların fiyatları artırması engellemek üç üretim planlanması. Ürün daha çıkmadan da ilan verebiliyorsunuz. Ben şu kadar domates üreteceğim, şu tarihler arasında diye sisteme giriyorsunuz. Nakliye sende bende gibi sistemde birçok kutucuk var onları işaretliyorsunuz karşı tarafta kendi şartlarını oluşturuyor. Anlaşırlarsa bir sözleşme metni ortaya çıkıyor. İş sözleşmeli tarıma dönüyor. Burada bakanlığın aracılığı şu: Ben diyorum ki domates üreteceğim benim ÇKS kaydımda domates yok ise sahtekâr konumuna düşüyorum. Güncel Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) bilgileriyle bu işler yapılacak. Domatesi olmayan ben domates üretirim diyemeyecek

 “BUNLARA DİKKAT ETMEK LAZIM”

Üretmek tabii ki güzel ekonomikse asla vazgeçilmemeli teşvik edilmeli bunda bir sıkıntı yok. Ama burada nakliye önemli bir sorun, Antalya Anamur’dan buraya muzun gelmesiyle buradan gitmesi farklı şeyler. Muzu üreten çiftçi Kahramanmaraş ve çevresine muzu satabilecekse, fiyat olarak ta rekabet edebilecekse çok iyi ama burada ürettiğin halde Anamur’daki daha ucuza mal edip Gaziantep’e o satarsa zarar edersin. Her ürün her yerde yetiştirilir mantığı güzel de gerek olmaya bilir. Biz her zaman Ziraat Mühendisleri olarak şunu düşünürüz: Çiftçiye tavsiye edeceğiniz şey çiftçinin ondan ekmek yediğini düşünerek süzgeçten geçirdiğiniz bir şey olsun. Fantezi, macera çiftçiye önermeyin. Para kazanacak bir kişi o parayı yiyecek. Bunlara dikkat etmek lazım, biz her şeyin ekonomiğine bakarız.

“KAHRAMANMARAŞ İÇİN KILIÇ HOLDİNG BİR GURUR”

Su zenginiyiz dedik ya barajların üzerine yüzde 1’ne balık tesisi kurulabiliyordu kapasitesi şu anda yüzde 2’ye çıkartıldı. Kılıç Holding Türkiye’de birçok yerde tesisler açmaya çalışıyor ama fabrikası Kahramanmaraş’ta burada ürettikleri alabalıkları dünyaya satıyorlar. Dondurmada şöyle bir engel var; süt ve süt ürünlerini Avrupa almıyor. Dondurmanın böyle bir durumu var gidip orada fabrika açmanız gerekiyor. Balıkta böyle bir şey yok, balıkta çok ciddi bir satış var. Kahramanmaraş için Kılıç Holding bir gurur gerçekten Türkiye’de ihracat rekorları kırıyorlar. Bu şirketin büyük bir kısmının burada olması bizim için çok büyük bir şans.

ÜRÜNLERİN PARA ETMESİ GEREKİYOR”

Halkımız bu salgında sağlıklı gıdaya, doğru gıdaya ulaşma hakkı var. Biz bunu temin etmekle görevliyiz. Toplumsal sorumluluğumuz, hiç kimse devlet memuru olmak zorunda değil. Üreticimizle, çiftçimizle, mühendisimizle, teknisyenimizle tarım camiasının işçileriyle biz bu dönemde gerçekten çok ciddi bir fedakârlıkla üzerimize düşeni yaptık, tarımsal üretim salgına rağmen durmadı. Ben gerçekten bu camiadaki öncelikle Meslektaşlarıma Ziraat Mühendislerime çok teşekkür ediyorum, fedakârca çalıştılar. Ürünlerin para etmesi gerekiyor bu noktadan sonra onun içinde yetkililerimiz gerekli çalışmaları yaparlar, bizim çiftçimizin, üreticimizin ürünleri tarlada para eder onlarda bu alın terlerinin karşılığını almış olurlar.”