Yerel

Kahramanmaraş'ta Koronavirüs Hastasının Acı Sözleri: "Öleceğimi düşünüyordum"

Kahramanmaraş'ta koronavirüsü yenen 55 yaşındaki KOAH ve şeker hastası Süleyman İpbüken, "Herkes beni aradığına göre öleceğim diye düşündüm" dedi.

Kahramanmaraş'ta Koronavirüs Hastasının Acı Sözleri:

Yaşadığı zorlu süreci anlatan emekli harita teknikeri İpbüken, 23 Mart'ta nefes almakta zorluk ve öksürük şikayeti üzerine eşinin ısrarıyla Necip Fazıl Şehir Hastanesine gittiğini belirtti.

Buradaki test ve kontrollerin ardından kendisine Kovid-19 teşhisi konulduğunu anlatan İpbüken, şöyle konuştu:

"O süreçte en büyük sıkıntım, nefes alamamak oldu. Aynı zamanda KOAH ve şeker hastası olduğum için bayağı zorlandım fakat erken teşhis edilip hastaneye yatırılınca, yoğun bakıma girmeden atlatmış oldum. 16 gün boyunca hastanede kaldım. Sağlıkçılar beni 2-3 günde bir tomografiye götürüyordu. Devamlı serum ve ilaçlar veriliyordu. O ilaçlar sayesinde iyiyim ama kendimi bıraksam hemen nefes darlığım başlıyor. Onun için de bana oksijen verdiler. Devletimize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten hastanedeki ilgi ve bakım çok iyiydi."

"Herkes beni aradığına göre öleceğim diye düşündüm"

Kovid-19'un ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan İpbüken, "Kovid-19 şakaya gelecek bir hastalık değil. Doktorlar bile vefat ediyor. Ortaokuldan sınıf arkadaşım burada doktordu, o bile bu hastalık yüzünden vefat etti." ifadelerini kullandı.

İpbüken, hastalığa nasıl yakalandığını bilemediğini, ailesi ile çevresindekilerde Kovid-19'a rastlanmadığını söyledi.

Herkesin kurallara uyması gerektiğini belirten İpbüken, şöyle devam etti:

"Maske ve sosyal mesafe kurallarına mutlaka uyalım. Hastanede yattığım müddetçe 'Geçmiş olsun' demek için herkes aradı. O dönem öleceğimi düşünüyordum. 'Herkes beni aradığına göre demek ki öleceğim.' dedim. Allah'a şükür, doktorların da ilgilenmesiyle düzeldim. 16 gün hastane, sonrasında 14 gün de evde karantina sürecim oldu. Sonrasında immün plazma bağışı için kan alıp test yaptılar ancak şeker hastası olduğum için uygun görülmedi."

İpbüken, "Entübeye, yoğun bakıma girerim diye düşündüğüm zamanlar da olmuştu ama Allah'a şükür erken teşhisle hastalık ileri gitmeden çözüldü. Odaya sadece doktorlar, hemşireler ve oda hizmetçileri geliyor. Onlar da bir süreliğine duruyor yani tek başınıza yaşıyorsunuz. O bile sıkıntı verici bir olay." dedi.