Yerel

Kemal Kılıçdaroğlu Kahramanmaraş'a Seslendi!

CHP grup toplantısında Kemal Kılıçdaroğlu Kahramanmaraş'tan bahsetti.

Kemal Kılıçdaroğlu Kahramanmaraş'a Seslendi!

AK Parti döneminde 682 bin 265 kişinin tarımdan çekildiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, bu kişilerin tarım sigortasından çıktığını söyledi.

Tarımdan çıkan illerin, AK Parti'ye en çok oy veren iller olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, "Konya'da 43 bin 21, Balıkesir'de 40 bin 54, Kahramanmaraş'ta 26 bin 404, Manisa'da 21 bin 661, Kütahya'da 21 bin 312, Erzurum'da 20 bin 262, Sivas'ta 19 bin 361 kişi, 'Biz tarımı bıraktık geçinemiyoruz' diyorlar. AK Parti'nin size armağanıdır, bu iller için söylüyorum. Bir dönem Orta Doğu'yu besleyen Türkiye, şimdi net ithalatçı konumda tarımda." diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yüzde 10 seçim barajının kaldırılması çağrısında bulunarak, "Darbecilerin getirdiği kanunu değiştirelim, demokratik bir seçim olsun. Yüzde 1 oy alan siyasi partinin en azından genel başkanı Meclis'e gelsin, konuşsun. Milletin kürsüsü değil mi? Milletin vekilini liderler değil, milletin vekilini millet seçsin." dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Kovid-19 salgını sürecinde ücretsiz maske verilmezken CHP'li bütün belediyelerin maskeyi bedava dağıttığını ancak buna da engel olunduğunu savundu.

İktidarın milyarlarca lirayı istediği gibi kullandığını, hiç kimseye hesap vermediğini ileri süren Kılıçdaroğlu, siyasette vatandaşa hesap vermenin en onurlu görev olduğunu söyledi.

İktidarın tefecilere çalıştığını, alınan verginin büyük bir kısmının tefecilere gittiğini, ilk 5 ayda tefecilere 65 milyar lira ödendiğini öne süren Kılıçdaroğlu, "Diyor ya İslami esaslara göre ekonomiyi yönetmemiz gerekiyor. Tefecilere hizmet eden bir adam, ne zamandan beri İslami esasları düşünmeye başladı." ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, 2018'de kilosu 9 liradan alınan gülün, 2020'de 5 liraya düşmesini eleştirerek, Gülbirlik'in neden taban fiyat açıklamadığını sordu. Kılıçdaroğlu, gül üreticisi perişanken Bulgaristan'dan gül ithal edildiğini söyledi.

Türkiye'nin ithal hayvan getirdiğini, ithal samanla beslediğini belirten Kılıçdaroğlu, çay üreticisinin beklediğini ancak İran'dan çay getirildiğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, "Çiftçinin de oturup bir düşünmesi lazım artık. Sarayı artık çiftçinin beslememesi lazım. Kendi çoluk çocuğu var, önce onlara bir baksın. Çoluk çocuğun rızkına baksın, oyunu verecekse de çoluk çocuğunun rızkını bakıp ona göre oy versin. Çocuğunun ağzındaki lokmayı alıp da birilerine verene oy vermesin." şeklinde konuştu.

- "Türkiye, şimdi net ithalatçı konumda tarımda"

AK Parti döneminde 682 bin 265 kişinin tarımdan çekildiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, bu kişilerin tarım sigortasından çıktığını söyledi.

Tarımdan çıkan illerin, AK Parti'ye en çok oy veren iller olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, "Konya'da 43 bin 21, Balıkesir'de 40 bin 54, Kahramanmaraş'ta 26 bin 404, Manisa'da 21 bin 661, Kütahya'da 21 bin 312, Erzurum'da 20 bin 262, Sivas'ta 19 bin 361 kişi, 'Biz tarımı bıraktık geçinemiyoruz' diyorlar. AK Parti'nin size armağanıdır, bu iller için söylüyorum. Bir dönem Orta Doğu'yu besleyen Türkiye, şimdi net ithalatçı konumda tarımda." diye konuştu.

-"Sen doğru dur"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"FETÖ ile iş birliğini itiraf eden zat, bir de kitap yazmış. Kitabı da 'Yönünü şaşıran ok'. Bizi suçluyor, 'Kılıçdaroğlu FETÖ'cü' diye. Allah büyük, kalktı FETÖ ile iş birliği yaptığını 83 milyonun önünde itiraf etti. Rahmetli babam derdi ki 'Oğlum sen doğru dur, eğri belasını bulur' diye... Buluyor.

Devlet resmen soyuluyor, resmen yandaşlara devletin bütün imkanları peşkeş çekiliyor. Tevfik Fikret'in şiiri var ya, 'Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin. Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin.' Yemezseniz namertsiniz ama sizi götürmek de bizim boynumuzun borcudur."

- "Emeklilikte yaşa takılanları unutmadık"

 

Kılıçdaroğlu, emeklilikte yaşa takılanları unutmadıklarını, sonuna kadar onların haklarını savunacaklarını söyledi.

 

İşçilere kumpas kurulduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Neydi kumpas; ne kadar çok çalışır ne kadar çok prim ödersen o kadar az emekli aylığı alacaksın. Kumpas bu, dünyada böyle bir örnek yok." dedi.

Üniversite sınavının öne çekilmesini eleştiren Kılıçdaroğlu, Bilim Kurulunun görüşünün alınmadığını, otellerin nasıl doldurulacağının hesabının yapıldığını savundu.

CHP'li belediye başkanlarından, sınavın gürültülü ortamda yapılmamasını sağlamaya özen göstermelerini isteyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Mutlaka orada bir aracınız olsun, içinde maskeler olsun. Bedava vereceksiniz. Olur ya birisi maskesini düşürebilir, unutabilir herhangi bir nedenle. Maskesini vereceksiniz. Mutlaka dezenfektanı sağlayacaksınız, her çocuğumuz gayet güzel bir ortamda o sınava girecek, mutlaka su bulunduracaksınız orada, su ve kalem. Bunu yaparken hükümete de sormak lazım, bu çocuklarımızın sağlığı hangi koşullarda güvence altına alındı? Diyelim ki birisi Kovid-19 dolayısıyla virüse yakalanmış, bu çocuğun da sınava girmesi lazım. Bunun hakkını nasıl koruyacaksınız? Kovid-19 var, fakat farkında değil. Bununla ilgili bir şey yapacak mısınız? Bunları bilmiyoruz ama önümüzdeki süreçte bunları göreceğiz."

- "Baskıcı bir yönetimde hak aramanın bir bedeli vardır"

Kovid-19 salgınının yarattığı travma dolayısıyla dünya ve Türkiye'yi kıyasladığını belirten Kılıçdaroğlu, en gelişmiş ve az gelişmiş ülkelerin sosyal devlet olmanın gereğini yaptığını vurguladı.

Dünyanın sosyal devletin mantığıyla hareket ettiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin ise sosyal devlet gibi değil bir aile, hanedan devleti gibi davrandığını ileri sürdü. Kılıçdaroğlu, bütün ülkelerde en büyük fedakarlığı devletin yaptığını, Türkiye'de ise taksi şoförü, berber, kuaför, çiftçi, işçi, emekli, sanayicinin fedakarlık yaptığını kaydetti.

Kılıçdaroğlu, "Bizde devlet hiç fedakarlık yapmadı. 'İstiyorsan, git borç al' dedi. Bir de üstüne üstlük döndü onlara, 'bana para verir misin' dedi. IBAN numarası verdi." değerlendirmesinde bulundu.

Devletin, sosyal olmaktan, vatandaşa hizmet etmekten çıktığını ileri süren Kılıçdaroğlu, vatandaşın devleti değil, devleti yönetenleri suçlaması gerektiğini belirtti.

15 Temmuz şehitleri ve gazileri için toplanan paraların nerede olduğunu soran Kılıçdaroğlu, şehit yakını ve gazilerin eylem yaparak haklarını aradığını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Baskıcı bir yönetimde hak aramanın bir bedeli vardır. Demokrasilerde hak aramanın bir bedeli yoktur. 20 Temmuz sivil darbesinden sonra hak aramanın maliyeti vardır. Hak mı arıyorsunuz? Hemen hapse, polis copu." değerlendirmesini yaptı.

Antalya'da 500 bin liralık rüşvet olayının yaşandığını, bu konuda daha önce AK Partililere, bu defa MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye seslendiğini belirten Kılıçdaroğlu, Bahçeli'nin rüşvet konusunda çok hassas olduğunu dile getirdi. Kılıçdaroğlu, "Eğer kul hakkı yemiyorsanız, sizde vicdan, ahlak, bir ufacık toplu iğne ucu kadar Allah korkusu varsa bu 500 bin lira parayı, rüşveti kim aldı? Hiç kimsede tık yok." dedi.

- "Milletin vekilini millet seçerse uzlaşma kültürü gelişecektir"

Seçim sistemi üzerinde çalışıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Açık, net yüzde 10 seçim barajını kaldıralım. Darbecilerin getirdiği kanunu değiştirelim, demokratik bir seçim olsun. Yüzde 1 oy alan siyasi partinin en azından genel başkanı Meclis'e gelsin, konuşsun. Milletin kürsüsü değil mi? Yüzde 1 oy almamış mı? Yüzde 1 vatandaşımızın siyasi tercihi önemli değil mi? Önemli. Gelsin milletin, Meclis'in kürsüsüne çıksın, bunları yapsın ve milletin vekilini liderler değil, milletin vekilini millet seçsin. Milletin vekilini millet seçerse ne olur? Lider vesayeti biter. Kimse gidip liderin önünde 'Aman beni milletvekili adayı yapar mısın' demez. Herkes doğrudan doğruya seçmene gider. Sandık konur, vatandaş istiyorsa onu milletvekili adayı olarak belirler. TBMM, gerçek anlamda vesayetten kurtulur.

AK Parti grubuna bakıyoruz, hepsi lidere bakıyorlar Erdoğan'a. İsyan ettiklerini biliyorum, haksızlığa tahammül edemediklerini de biliyorum. Özel görüşmelerde bunların tamamı anlatılıyor ama korkuyor. 'Ya bir daha beni listeye almazsa.' Dolayısıyla parlamentoda milletin iradesi gerçek anlamda ortaya çıkmıyor. Eğer bu gerçekleşirse yani milletin vekilini millet seçerse uzlaşma kültürü de gelişecektir. Partiler arasında uzlaşma olacaktır. Lider vesayeti bitmiştir. Partiler otururlar, konuşurlar ona göre ülkenin vatandaşının çıkarı neyse onun için mücadele ederler ve güçler ayrılığı ilkesi gerçek anlamda hayata geçmiş olur. Parlemento bir güç olarak ortaya çıkar ve yürütme organını denetler. Böyle bir ortam çıkacaktır ve yürütme organı gerçek anlamda TBMM'ye hesap verir konuma gelecektir yanlış varsa alacaktır hesabını soracaktır."

Bu arada Kılıçdaroğlu, "adalet yürüyüşünün" yıl dönümü dolayısıyla salona "adalet" yazılı maskeyle geldi. Salonda da "adalet" yazılı maske dağıtıldı.

Grup toplantısı öncesi Kılıçdaroğlu'nun 3 yıl önce Ankara'dan İstanbul'a yaptığı "adalet yürüyüşünden" kesitler sinevizyona yansıtıldı.

Kılıçdaroğlu, grup toplantısı sonrası muhalefet kulisindeki 10 aylık Ece Elif isimli bebeği sevdi.