SAĞLIK

KİÜ ÖĞRETİM ÜYESİ ÖZDEMİR’İN, NOBEL ÖDÜLLÜ LEBEDEV FİZİK ENSTİTÜSÜ İLE SÜRDÜRDÜĞÜ RADYASYON ÖLÇÜMÜNE YÖNELİK MAKALESİ YAYIMLANDI

Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Adnan Özdemir’in, Nobel ödüllü Lebedev Fizik Enstitüsü ile birlikte, radyasyon ölçümüne yönelik yaptığı bilimsel makale yayımlandı.

KİÜ ÖĞRETİM ÜYESİ ÖZDEMİR’İN, NOBEL ÖDÜLLÜ LEBEDEV FİZİK ENSTİTÜSÜ İLE SÜRDÜRDÜĞÜ RADYASYON ÖLÇÜMÜNE YÖNELİK MAKALESİ YAYIMLANDI

24/08/2021

Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi (KİÜ) Elbistan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi Hizmetler ve Teknikleri Bölümü, Optisyenlik Programı Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Adnan Özdemir’in, “Hidrotermal Koşullar Altında Sentezlenen Tm+3 Katkılı Floroelpasolit Cs2NaYF6 Kristallerinin Termolüminesans Dozimetri Özellikleri” başlıklı makalesi, Sources Citation Index (SCI) kapsamında Q1 dergi listesinde yer alan Journal of Luminescence’da Elsevier yayınevi tarafından yayımlandı.

Dr. Öğr. Üyesi Özdemir’in, Rusya Bilimler Akademisi’ne bağlı ve 4 kez Nobel Fizik Ödülü almaya hak kazanan Lebedev Fizik Enstitüsü ile sürdürdüğü çalışma, radyasyon ölçümünü ve radyasyonun insan sağlığına zararlarını minimize etmeyi amaçlıyor. Özdemir, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, radyasyonun insan duyu organları tarafından algılanamadığını, kokusuz ve renksiz olduğunu belirterek, “Ama radyasyonun varlığı bazı yollarla tespit edilebilir ve radyasyon miktarı ölçülebilir. Radyasyon miktarını ölçen aletlere ise dozimetre denmektedir. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ve genişlemesiyle radyasyon enerji üretiminde, tıpta, endüstride, sağlık alanında hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanım alanlarını bulmuştur. Dolayısıyla bu kullanım alanlarının insana ve çevreye olan olası zararlı etkilerini minimize etmek gerekmektedir” diye konuştu.

Yapılan çalışmada ise yeni bir TLD dozimetresi geliştirmek için hidrotermal sentez yöntemi kullandığını ifade eden Özdemir, şunları kaydetti:

“Radyasyon alanında çalışan personellerin, üzerlerinde taşıyacakları dozimetreler sayesinde çalışma esnasında aldıkları dozun miktarı belirlenebilir ve takip edilebilir. Böylece kişinin radyasyondan korunması sağlanır. Diğer yandan radyasyon dozimetresi sadece kişinin korunması amacıyla değil, çevrenin korunması amacıyla yani nükleer savaş, çernobil gibi nükleer kazaları için de önemlidir.

Termolüminesans dozimetreler (TLD), malzemede iyonize radyasyonun etkisiyle soğurulan dozu ölçmek için kullanılan, pasif radyasyon dedektörleridir. Yani malzemede soğurulan radyasyon doz bilgisi anlık ölçümlerle değil de sonradan bir dizi işlemler sonucu elde edilir. Yapılan çalışmada, yeni bir TLD dozimetresi geliştirmek için hidrotermal sentez yöntemi kullanılarak sentezlenen Tm3+ katkılı floroelpasolit (Cs2NaYF6) kristallerinin, radyolüminesans özelliklerinin yanı sıra temel bazı dozimetrik özellikleri de iyonize beta 90S/90Y radyasyon kaynağı kullanılarak çalışılmıştır. Yapılan çalışmanın sonunda, Rusya’da sentezlenen malzemenin 1 kGy’e kadar geniş bir aralıkta doz-cevap sinyali verdiği görülmüştür. Bu sonuç, malzemenin yüksek doz dozimetresi alanında kullanılabilirliğini göstermektedir.”

Özdemir, Türkiye ve Rusya arasında TÜBİTAK destekli ikili işbirliği çerçevesinde yeni bilimsel araştırma çalışmalarının da devam ettiğini belirterek, bu projeler hayata geçtiğinde, Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi lisansüstü öğrencilerinin uluslararası çalışmalarda yer alma fırsatının doğacağını sözlerine ekledi.