Maraş Televizyonu
Maraş Televizyonu
KÖŞE YAZISI

DEVLETSİZ TÜRKLER VE ÇEVRELENEN ANADOLU GERÇEĞİ

Serdar Bursalı Serdar Bursalı Yazarın tüm yazıları
28-12-2025 11:55 2 dk okuma 822
Paylaş:

Türkiye bugün sadece kendi sınırlarıyla tehdit altında değildir. Asıl tehdit, Anadolu’yu çevreleyen coğrafyada Türk varlığının sistematik biçimde zayıflatılmasıdır. Bu durum bir “duygu meselesi” değil, tarihsel tecrübelerle defalarca doğrulanmış bir güvenlik problemidir.

Musul–Kerkük: Kaybedilen Coğrafya, Kaybedilen Güvence

Musul ve Kerkük, Misak-ı Millî sınırları içerisinde yer almasına rağmen 1926’da İngiltere’nin baskısıyla Türkiye’nin dışında bırakıldı. Bu karar yalnızca bir sınır düzenlemesi değil, Türk varlığının Ortadoğu’daki stratejik dayanağının koparılmasıydı.

Sonraki yıllar bu gerçeği açıkça gösterdi:
 • 1959 Kerkük Katliamı
 • Saddam döneminde Araplaştırma politikaları
 • 1991 Körfez Savaşı sonrası Türkmenlerin siyasal olarak dışlanması
 • 2014 DEAŞ işgali sırasında Türkmen yerleşimlerinin savunmasız kalması

Devleti olmayan Türkmenler, her kriz anında ilk gözden çıkarılan topluluk oldu. Bu tarihsel bir tesadüf değil, devletsizliğin doğal sonucudur.

Suriye Türkmenleri: Varlık Var, Koruma Yok

Suriye’de Bayır-Bucak’tan Halep’e uzanan Türkmen nüfusu Osmanlı’dan sonra sistematik biçimde kimliksizleştirildi. Fransız mandasıyla başlayan bu süreç, Baas rejimi döneminde asimilasyon ve baskıyla devam etti.

2011 sonrası iç savaş ise tabloyu netleştirdi:
 • PYD kontrolündeki bölgelerde Türkmen nüfus eritildi
 • Rejim ve Rusya saldırılarında Türkmen yerleşimleri hedef oldu
 • Uluslararası masalarda Türkmenler taraf bile sayılmadı

Sebep basitti: Siyasi temsil yoktu, askeri güç yoktu, devlet yoktu.

İran Türkleri: Nüfus Gücü, Siyasi Güçsüzlük

İran’da milyonlarca Türk yaşıyor olabilir; ancak tarih gösteriyor ki nüfus tek başına güvence değildir. Kaçar Hanedanı’ndan sonra Pehlevi dönemiyle başlayan ve günümüze kadar süren Fars merkezli devlet yapısı, Türk kimliğini sistemli biçimde bastırmıştır.

Dil yasakları, kültürel kısıtlamalar ve merkeziyetçi yönetim, büyük bir nüfusu siyaseten etkisiz hale getirmiştir. Tarihte benzer örnekler çoktur: Güçlü devletler, örgütsüz ve devletsiz nüfusları uzun vadede eritir.

Anadolu’nun Güvenliği Sınırların Ötesinde Başlar

Tarih bize şunu açıkça öğretmiştir:
Anadolu’nun güvenliği, Anadolu’nun dış halkalarıyla birlikte düşünülmek zorundadır.

Osmanlı’nın geri çekildiği her coğrafyada:
 • Önce Türk varlığı zayıflamış
 • Ardından Anadolu’ya yönelen tehditler artmıştır

Balkanlar bunun ilk örneğidir. Bugün Irak ve Suriye’de yaşananlar ise aynı sürecin yeni halkasıdır.

Devletsiz Türkler, Kalıcı Risk Demektir

Bu noktada mesele romantik bir “büyük devlet” hayali değildir. Mesele şudur:

Devletsiz bırakılan her Türk topluluğu,
zamanla ya göçe zorlanır ya asimile edilir
ya da bölgesel çatışmaların kurbanı olur.

Bu, ideolojik değil; yüz yıllık tarihsel bir gerçektir.

Sonuç: Tehdit Görmezden Gelinemez

Bugün Musul–Kerkük’te, Suriye’de ve İran’da yaşananlar birbirinden bağımsız değildir. Hepsi aynı stratejik sonuca işaret etmektedir:
Anadolu’nun çevresindeki Türk varlığı zayıflatılmaktadır.

Bu tabloya bakıp “Türkiye güvende” demek, tarihten hiçbir ders almamak olur.

Çözümün nasıl olacağı ayrıca tartışılabilir. Ancak şu gerçek tartışma dışıdır:
Bu sorun yok sayılarak ortadan kalkmaz.

Devlet aklı, duyguyla değil; ama hafızayla hareket eder. Hafızası olanlar bilir ki, devletsiz bırakılan Türkler hiçbir coğrafyada kalıcı olarak güvende olmamıştır.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Maraş Televizyonu yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Serdar Bursalı — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.