Depremi fırsata çevirenlere artık fırsat verilmemeli.
İyi niyetin süresi doldu.
Şimdi herkes doğru olanı, etik olanı, ahlaklı olanı yapmak zorunda.
6 Şubat 2023’te bu ülke, bu şehir, bu insanlar büyük bir felaketi birlikte yaşadı.
Aradan iki yılı aşkın, üçüncü yıla yaklaşan bir zaman geçti.
Ama acımız hâlâ sıcak…
İçimiz hâlâ kor gibi.
O günlerde herkes sustu, herkes sabretti.
“Şehirden göç olmasın, kimse kırılmasın, kimse küsmesin” diye kapılar sonuna kadar açıldı.
İnsanlar ekmeğinden olmasın diye görmezden gelindi.
İyi niyet gösterildi.
Müsamaha edildi.
Ama artık yeter.
Ekonomik koşullar zor, evet.
Hayat herkes için pahalı, evet.
Ama iyi niyetin de bir son kullanma tarihi var ve o tarih çoktan geçti.
Bugün yaptığım bir reklam ve duyuru pankartı sonrası afişlerin apar topar toplatılması, meselenin sadece görünen yüzü.
Asıl büyük sorun; şehir estetiğini bozan, kamu düzenini hiçe sayan, hukuku by-pass eden asıl görüntü kirliliği hâlâ ortada duruyor.
Deprem sonrası “geçici” denilerek izin verilen,
kimi gerçekten çaresizlikten,
kimi ise tamamen tanıdık ilişkileriyle
kentin dört bir yanına gelişi güzel kondurulan ucube konteynerler…
Bu yapıların bir kısmı artık geçicilikten çıkmış,
bir kısmı ticari alana dönmüş,
bir kısmı ise açıkça haksız rekabet ve kamu zararı üretir hale gelmiştir.
Altını çiziyorum:
Gerçek hak sahipleri, gerçekten büyük kaybı olanlar bu yazının muhatabı değildir.
Onlar zaten hâlâ bekliyor, hâlâ sıkıntı çekiyor, hâlâ toparlanmaya çalışıyor.
Ama depremi fırsata çevirip,
birden fazla noktaya çöken,
kamu alanını kendi malı gibi kullanan,
“nasıl olsa kimse ses çıkarmaz” rahatlığıyla hareket edenlere artık biri şunu söylemeli:
Kardeşim, yeter.
Biliyorsan bil, görüyorsan gör.
Sen de insan hakkına giriyorsun, kamu hakkına giriyorsun.
Bu şehir felaketi birlikte yaşadı.
Dayanışmayı da birlikte gösterdi.
Ama dayanışma; suistimali, keyfiliği ve adaletsizliği sonsuza kadar taşımak değildir.
Artık geçicilik bitmeli, sistem gelmeli.
Konteynerler planlı şekilde kaldırılmalı.
Kamu alanları geri alınmalı.
Herkes için eşit kural uygulanmalı.
Merhamet başka şeydir,
müsamaha başka…
Ama sessizlik, haksızlığın ortağı olmaktır.
İyi niyet görevini yaptı.
Şimdi sıra adalette, düzende ve kamusal vicdanda.


